Son dönemlerde yargı kararlarına yansıyan önemli gelişmelerden biri, işten çıkarma bildiriminde geçen tarihlerin belirlenmesiyle ilgilidir. Anayasa Mahkemesi (AYM), altı aylık kıdem koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle işe iade talebi reddedilen bir banka çalışanının başvurusu üzerine, önemli bir ihlal kararı verdi. Mahkeme, çalışanın işe iade davasında, işten çıkarma bildirim tarihi ile buna kendisine ulaşan tarih arasındaki 5 günlük farkın, yasal prosedürler açısından belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Olayın detaylarına bakıldığında, 15 Mart 2021 tarihinde işe başlayan Gülşah Kale, bankada yatırım uzmanı olarak görev yapıyordu. Ancak, performans düşüklüğü gerekçesiyle söz konusu iş sözleşmesi 13 Eylül 2021 tarihinde sona erdirildi. Kale ise, fesih bildiriminin 18 Eylül 2021’de kendisine tebliğ edildiğini, o tarihte sağlık raporu bulunduğunu ve bu nedenle kıdem şartını sağlamasını engelleyen bir durumun olmadığını iddia etti. Mahkeme, Kale’nin bildirimi aldığı tarihin, hak kazanması için gereken altı aylık kıdem şartını tamamladığını kanıtladığını ve performans düşüklüğü iddiasının ise yeterli delil ile desteklenmediğini belirterek, işe iade kararı verdi.
Ancak, istinaf mahkemesi bu kararı bozdu. Mahkeme, Kale’nin kıdemini 5 ay 28 gün olarak kabul etti ve bu nedenle altı aylık kıdem şartını yerine getirmediği gerekçesiyle davayı reddetti. Bu karar üzerine Kale, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. AYM, yaptığı incelemede, ilk derece mahkemesinin sağlık raporunu ve bildirimin kendisine ulaşma tarihini dikkate alarak, çalışanın kıdem şartını sağladığını kabul etti. Mahkeme, özellikle istinaf mahkemesinin bu büyük farkı yeterince gerekçelendirmediğine dikkat çekti ve güvence altındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Sonuç olarak, AYM, ihlal kararını vererek, dosyanın yeniden yargılanmak üzere ilgili istinaf mahkemesine iletilmesine karar verdi. Bu karar, 29 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Mahkemenin kararında, ihlalin tespiti işe iade edilmesi zorunluluğu anlamına gelmediği, deliller ışığında yeni bir kararın mahkemeler tarafından verilebileceği vurgulandı. Bu karar, iş hukukunda önemli bir emsal teşkil edecek olup, dava süreçlerinde bildirim tarihleri ve sağlık raporu gibi belgelerin yerine getirilmesinde dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor.
